5 Mart 2014 Çarşamba

BU ARALAR BEN



Sürekli evde olan bir insan ne yapar?
1)Elinde telefon devamlı oyun-blogger uğraşındadır.
2)Çay demlemeyi bile bilmezken yemek,pasta,... ne varsa yapmayı öğrenir.
3)Türk dizileri kesmez yabancı dizilere sarar :)



Daha önce de bahsettiğim gibi gıda alerjim nedeniyle şişim. Bu yüzden (takıntım biliyorum) dışarı çıkmıyorum.  Zaten normalde de işim olmadıkça dışarı çıkan bir insan değildim ben. (Ama hiç çıkmamak da fazla dediğinizi duyar gibiyim)

Bu dönemi bir kere daha atlattığımı da yazmıştım. Tecrübeliyim yani....

Ama artık bu duruma takılmıyorum. (Derken dışarı çıkacak kadar değil... Tamam yalan söyledim takılıyorum işte :)) Sadece geçeceğini artık biliyorum. Bu süre zarfında kimseyle yüz yüze görüşmek istemiyorum.  Görüşmüyorum zaten...

Neyse bu dönemimde de en çok kendimi oyalamaya ve mutlu olmaya çalışıyorum. İlk zamanlarda deli gibi internet üzerinden alışveriş yapıyordum.( Bu beni çok mutlu ediyor.  Kimi etmez ki zaten :) )
Sonra saç regimi değiştirdim devamlı :) Ve siyaha boyamamla son buldu. Sıradaki hedefim ise su yeşili :)

Anlayacağınız kendimle bu kadar uğraşmam yeter dedim. Bu kez de mutfak, dizi ve sosyal medya manyağı oldum :)

Şimdiye kadar önce müzik öğretmenliği ardından diyetisyenlik ve en son gastronomi okumak isteyip işletme okuyan bir insanın dengesizliğini anlamışsınızdır :)

Yok yok aslında o kadar da değilim :) Sadece hiç birşeyin ayarını bilmiyorum diyerek kendimi kandırarak gideyim bari :)


3 Mart 2014 Pazartesi

BLOGUMUN YENİ RENGİ VE SEBEBİ HALİM


Öncelik blogumun yeni rengine değinmek istiyorum.
Çünkü blogger hakkında sadece blogu açmak ve yazılarımı yayınlamak dışında başka birşey bilmiyordum. 
"E o zaman niye açtın?" demeyiniz efendim :) 
Bir anda kafama esmesi sonucu açtım blogumu ve yazmak hoşuma gitti bırakamadım :)
Tabi bunun nedeni yılladır çeşitli bir çok blogu okumamdan kaynaklanıyor.


Pek çok blog blogger hakkında detaylı bilgi veriyor.
Benim faydalandığım blog burda ( tık tık )


Blog şablonumdan hiç haz etmiyordum. Ve sonunda şimdiki halini çok sevdim :) Eski hali çok kasvetli geliyordu.
Sıkıldıkça değiştiririm artık :)


Evet şimdi gelelim sebebi halime :)
Bazen o kadar sıkılıyorum ki depresifliğimden saçma sapan bir kıkırdama ardından kahkahayı patlatıyorum :)


Kendimi bırakıp uzaklara gidemiyorsam bende onunla dalga geçerim diyerek kendimi toparlama çabalarına girmeye başladım.
Bari kendimle dalga geçeyim de küçük düşen Şeyma toparlansın :))


Bakalım işe yarayacak mı ?


1 Mart 2014 Cumartesi

YENİ KARARLAR ZAMANI ŞİMDİ


Benim hayatım boyunca en zorlandığım durum; KARAR ALMAK!
Çünkü karar alana kadar o kadar düşünürüm ki bu da hep kaybettiğim zamanlarım olur...


Şimdiye kadar yaşadığım ne varsa (olumlu-olumsuz) aldığım kararlarımdan dönmediğim için başıma geldi... 
Zayıflama düşüncem, arkadaşlık ilişkilerim, okulum,... 
Yani ne olursa olsun asla bozulmayacak kurallardır benim için... 
Mesela saat takıntım; hayatta herşey benim için planlı programlıdır.
Ve o kadar bunaltırım ki kendimi sonunda çok kötü bir boşluğa düşerim...
 Büyük bir toparlanma kararı vermem gerekir her defasında! 


Dedim ya tutarım kendime verdiğim sözleri...
 Hayatımda yaşayamadığım yıllar var! Başka bir deyişle hastane-ev arasında geçen yıllarım şu günlerde sadece evimi kapsıyor.
 Ve bu da beni uzun süren karar verme durumuna sürükledi. (İyi ki! )


Yeni kararlar zamanı şimdi... 
İhmal ettiğim okuluma tutunmanın zamanı.. 


Demiyorum ki takınrılarımdan vazgeçeceğim.( geçmem geçemem :) ) Daha önce de dediğim gibi önce hastalığımdan bana kalan ödemlerimden kurtulup, 
okulumu bitireceğim ( yeter artık :) ) 
Ve bir an önce çalışma hayatına başlamalıyım. 
Kendi kafamda kalori hesabı yapacak vakti bulamayacak kadar meşgul etmeliyim kendimi...




Tekrar aynı durumda kalmak istemiyorum artık!
Bu yaşayamadığım yıllarıma ödemek zorunda olduğum bir borç..  Yaşayamadığım ne varsa yaşamaya çalışacağım artık...

Yeni, mutlu ve çocuksu kararlar zamanı şimdi :)




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...