7 Eylül 2013 Cumartesi

HİÇ BİR ŞEY TAMAMEN BİTMEZ...

Kendini kandırmanın bir anlamı yok biliyorum..
Adana'ya giderken aklımda tek bir düşünce belirdi ablam....
Ondan ayrılmaktansa başıma gelen bu beladan kurtulmak daha kolay gelmişti...
Bir an önce iyileşmek istedim...
 Tabi büyüme çağında başlayan rahatsızlığım beni ilerideki yaşamımı etkileyeceğini hiç düşünmemiştim...
Ama gerçek her zaman bir tokat gibi çarpıyor yüzünüze....



 Bir an önce iyileşme çabam bana bir sabah uyandığımda gözümü bile açamayacak kadar şişmiş olduğum gerçeğini çarptı yüzüme...
 İlk başlarda anlamamıştım bir gün içerisinde 10 doktora gitmemize rağmen...
Sonra beslenme şeklimi yine eskisi haline çevirdiğimde şişlerim inmeye başlamıştı.
Ve yine eski halime dönmüştüm...
Birşey olamadığını düşünerek yine normal insanlar gibi yemeye çalıştım ve yine bir gece içinde şiştim...


Çok kolay şişmeme  rağmen çok zor eski halime geliyordum.
 Bu kez gıda intölerans testi sonucu süt ürünlerine karşı alerjim çıktı.
 Sadece süt ürünlerine de değil şeker,beyaz un,yağ,.. gibi birçok gıdaya karşı duyarlılığım oluştu...


 Ve doktorum sıkı bir diyetle geçeğini söyledi tabi o kısım benim için çok kolaydı.
 1 yıl boyunca sıkı diyetim sonucu yine eski halime gelmiştim.
Geçtiğini düşünerek yine aynı hatayı tekrarladım...
Ve beklendiği gibi yine şiştim şuan da hala bu haldeyim..


 Ve insanlar bana ''en başta bu yola girmek zorunda mıydın?'' diyorlar...
Sanki bilerek yapmışım gibi....
Kendimden nefret ediyorum, insanlardan kaçıyorum ve dışarı dahi çıkmıyorum..
Kim bunu kendine isteyerek yapar ki...
Evet ben yaptım ben çekiyorum...
Şikayetçi miyim? HAYIR!


Biliyorum bu günlerde geçecek ve bende hayatımı yoluna koyabileceğim...
İlk şiştiğimde hep şu soruyu sordum kendime
'' insanlar bu kadar yemelerine rağmen nasıl kilo almıyor da ben bir gün içinde alıyorum?''
Ama şimdi anlıyorum takılmamak lazım bunlara sonuçta daha kötülerini de yaşayabilirdim...


 Şimdi yine zorlu bir süreçten geçiyorum ve buraya yazmak bir nebzede olsun rahatlatıyor...
Ve şunu da söylemek gerekirse hastalığım tam olarak geçmiş değil biliyorum...
Hala ince olmak gibi kaygılarım var...
Ama en azından artık kendimi öldürecek dereceye getirmiyorum
 şişim indiğinde hala çoğu insana göre çok zayıfım.


Artık kontrolümü nasıl sağlayacağımı biliyorum...
 Bu kadar zayıflık takıntım olmasa şimdiki halimden nefret etmezdim,
dışarı çıkabilirdim ya da hala arkadaşlarımla görüşürdüm...
Ama biliyordum en başından beri hiç bir şey tam anlamıyla bitmiyor her zaman çok derin izler bırakıyor....

19 Temmuz 2013 Cuma

HER ŞEY SEVGİYLE BAŞLAR....

Hayata devam edebilmenin tek yolu sevgiyle başlıyor.
Önce kendini sevmeli insan her şeyden önce....
Söylemek kolay gelse de o kadar da kolay birşey değil bu....
En azından benim için öyle...


Bazı olayların üstesinden gelmek için kendimle barışık olmak zorunda olduğumun
 farkında olsam da hiç bir zaman ne kendimle ne de diğer insanlarla barışık değilim...
Ve bu yüzden de en dibe batmadan ne duruma düştüğümü fark edemiyorum...
 Her zaman kendimden ve insanlardan nefret ederken buluyorum kendimi...
Sonra bir fark ediyorum en dibe batmışım bile peki yüzeye çıkmak için ne yapmalı?


Aslında bilsem de bunun cevabını kabullenip dünyayla barışık olmaktansa
yüzeye çıkana kadar kendimi kandırıyorum..
Ve yine aynı şeyler ömrüm boyunca tekrar etti...
 Mutluluğun ne olduğunu yıllardır anlamakta direniyorum;
çünkü artık beni hiç bir şey mutlu etmiyor bir parçam yok gibi...
Ve ben o parçamı çok özlüyorum....


Kendimden nefret ediyorum çünkü işe yaramaz,hiç bir şey beceremeyen
 becerse bile başarısını mahfeden bir insanım ben...
Bu benim için dayanılmaz bir hal aldı artık yine çıkmaza girdim ve artık dayanamıyorum.
Ben daha 20 yaşındayım ve bunları söylemek benim için çoook erken...

Neden yaşıtlarım gibi gezip eğlenemedim hiç?
Yaşadıklarımı hak edecek ne yaptım ben?
Dayanamıyorum artık ve keşke her şey yoluna girse...
Ama ben onu da mahvetmenin bir yolunu bulurum...

24 Mayıs 2013 Cuma

İYİLEŞMEK İSTER İNSAN TABİ KABULLENEBİLİRSEN...

Zaman geçtikçe daha da kontrolden çıktım....
Hiç bir şeyi görmez oldu gözüm bu arada insanlar hep beni suçluyorlardı...
Elimde olmadığını bilmeden...
Herkes bile bile bunu yaptığımı sanıyordu...
Aynada kendimin 2 katı halini gördüğümü düşündüğüm için devam ediyordum..


 Karakterimde de olan inatlık hastalığımla daha da ön plana çıkmıştı...
Şimdi düşünüyorum da yine olsa yine aynı şeyleri yapardım...
Sonuçta bu benim hayatım ve buna kimsenin karışmaya hakkı yok..
Ve hala affedemediğim o kadar çok insan var ki....



Benim iyiliğimi isterlerken daha kötü olmamın sebebiydi belki de...
Suçlayacak birini aramak değil bu şu an ne yaşıyorsam benim yüzümden bunun farkındayım...
 Zaten bir daha da eski neşeli halimi göremedim.
 Çünkü hastalığımla beraber beni mutlu eden bütün kavramları yitirdim...
Duygusuz , mutsuz ve devamlı huzursuz bir insan haline geldim...


Yıllar geçtikçe daha da kötüleştim ta ki 25 kilo olana kadar...
O dönemde zor anlar yaşadığım için zaten tartılmak aklıma bile gelmiyordu...
Ama psikoloğuma 1 ayda 1 kilo alacağıma söz verdiğim için
gitmeden birkaç gün önce tartıldığımda şok geçirmiştim.
 Çünkü en son tartıldığımda 32 kiloydum önce inanamadım birkaç kez daha tartıldım
ama değişen hiçbir şey değişmedi tabi..



İlk kez korkmuştum ama yine de kilo almak gibi bir niyetim yoktu...
 Psikoloğa gittiğimde artık hastaneye kaldırılmam gerektiğini söyledi...
 Ama ben kabul etmedim tabi ki..
Annemle konuştuğunda herşey kesinleşmişti...
Bilmiyorlardı ki Türkiye'de sadece anorexia hastalarının bulunduğu bir hastane yok  ve bana
 psikolojik yardıma ihtiyacı olan insanlarla aynı bölümde bakacaklarını...



Gideceğim zaman anneme sadece tek bir cümle söyledim
'' eğer beni hastaneye yatırırsan ömrüm boyunca seni affetmem ve ordan çıktığımda beni unut'' dedim...
 Pek umursamadı; çünkü sadece tek düşündüğü şey bir anne olarak benim iyileşmemdi...
Amcamlarla Adana'ya yatırmaya karar verdiler...
31 mayısta götüreceklerdi beni..
Ama bir şeyi unutuyorlardı ben iyileşmek istemiyordum ki....
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...