1 Mart 2014 Cumartesi

YENİ KARARLAR ZAMANI ŞİMDİ


Benim hayatım boyunca en zorlandığım durum; KARAR ALMAK!
Çünkü karar alana kadar o kadar düşünürüm ki bu da hep kaybettiğim zamanlarım olur...


Şimdiye kadar yaşadığım ne varsa (olumlu-olumsuz) aldığım kararlarımdan dönmediğim için başıma geldi... 
Zayıflama düşüncem, arkadaşlık ilişkilerim, okulum,... 
Yani ne olursa olsun asla bozulmayacak kurallardır benim için... 
Mesela saat takıntım; hayatta herşey benim için planlı programlıdır.
Ve o kadar bunaltırım ki kendimi sonunda çok kötü bir boşluğa düşerim...
 Büyük bir toparlanma kararı vermem gerekir her defasında! 


Dedim ya tutarım kendime verdiğim sözleri...
 Hayatımda yaşayamadığım yıllar var! Başka bir deyişle hastane-ev arasında geçen yıllarım şu günlerde sadece evimi kapsıyor.
 Ve bu da beni uzun süren karar verme durumuna sürükledi. (İyi ki! )


Yeni kararlar zamanı şimdi... 
İhmal ettiğim okuluma tutunmanın zamanı.. 


Demiyorum ki takınrılarımdan vazgeçeceğim.( geçmem geçemem :) ) Daha önce de dediğim gibi önce hastalığımdan bana kalan ödemlerimden kurtulup, 
okulumu bitireceğim ( yeter artık :) ) 
Ve bir an önce çalışma hayatına başlamalıyım. 
Kendi kafamda kalori hesabı yapacak vakti bulamayacak kadar meşgul etmeliyim kendimi...




Tekrar aynı durumda kalmak istemiyorum artık!
Bu yaşayamadığım yıllarıma ödemek zorunda olduğum bir borç..  Yaşayamadığım ne varsa yaşamaya çalışacağım artık...

Yeni, mutlu ve çocuksu kararlar zamanı şimdi :)




27 Şubat 2014 Perşembe

DİZİLERE YANSIYAN BULİMİA NERVOSA


İnsanların gitgide dış görünüşe önem verdiği bir toplumda yaşıyoruz... Anorexia, bulimia, ortarexia gibi bir çok beslenme bozuklarının arttığı bir topluma sahibiz artık...

Peki bu hastalıkların dizilerde konu alınması ne kadar doğru? 
Aslına bakarsanız bana yanlış gelmiyor. Çünkü bu gibi beslenme bozuklukları hakkında ne kadar bilgili olursanız ve ne kadar erken fark ederseniz o kadar erken tedavi sürecine başlarsınız.




Özellikle de bulimia'nın işlenme sebebi ise kolay farkedilir olmaması ve psikolojik olarak saplantılı olmaları...

Bunların dizilerde yansıtılması ebeveynler için oldukça bilgilendirici.
Peki gençler için?


Peki benim gibi birinin buna yorum yapması ne kadar doğru? 


Buna da siz karar verin :)


Burada en önemli konu bilinçlenmek; fakat ebeveynler bilinçlenirken bunlara eğilimli gençlere örnek göstermekte yanlış! 


Yani hayatta zaten hep böyle biri olsa biri olmuyor...
 Seçim sizin bilinçlenin diyerek kafiyeli bir cümleyle yazıma son veriyorum:))


Not: Fotoğraflar google'dan alıntıdır.







21 Şubat 2014 Cuma

KİMİM BEN ?

Blogumu ani bir kararla açıp tanıdığım insanlar okursa düşüncesiyle "kapatsam mı?" diye düşündüğümden doğaçlama yazdım hep :)

Hiç anlatamadım kendimi şimdiye kadar... Sahi kimim ben :)


12 Ağustos 1992 tarihinde K.maraş'ta doğan, babasının anası, annesinin aşkısı bir de ablasının oyuncağıydım ben :)

Oyun arkadaşlarım babam ve ablamdı. Annem ise  temizlik, titizlik işlerinde :)

Okula gitmeyi sevmeyen her sabah bir bahaneyle okula gitmemek için direnen bir çocuktum ben :)

Bir kere inatçıyımdır. Çoğu zaman yüzüm gülmez(tanımadığım ve sevmediğim insanların yanında)

Sevdiklerimin yanında çocuk gibiyim (Hala çok büyük değilim ya neyse :) )
Dediğimden de anladığınız gibi evin küçüğü olmanında etkisiyle büyüdüğümü de kabul etmem,etmiyorum ve etmeyeceğim :))

Oynayayamam herkes gibi... Sevmediğim insanı gördüğüm an yüzüm düşer.  (Bu konuda en çok yakınan da annem haliyle )

Benim için gri yoktur. Ya siyah ya beyaz ! Hiç bir şeyin ayarını bilmem yani...


Kararımdan asla dönmem! ( tabi o kararı verene kadar 1-2 hatta 4 yıl düşünmüşlüğüm bile var :))

Eleştirilmekten hiç hoşlanmam. Çünkü kim ne derse desin bildiğimi yaparım :)

Gurur var tabi bir de öleceğimi bilsem gururumdan ödün vermem !

Kuralcıyımdır! Asker gibi desem yeridir.
İnsanlara hiç gitmeyecek gibi bağlanırım...

Burak Özçivit delisiyim. Hatta onu izlerken koltuk yakmışlığım bile var :)

Babası takım tutmayan (Milli takım hariç) çizgi film izlemeye bayılan şanslı azınlıktanım :)

Aslan burcuyum ve tabi ki Fenerbahçeliyim.

Renklerde siyah ve laciverte ha bir de kırmızı ruja bayılırım :)

Gezmeyi hiç sevmem...
Sevdiklerime kek yapmayı çok severim. Beğenmezlerse de hemen küserim :)

Sabırlıyımdır. Hayallerimin olacağını bileyim yeter! 

Çok konuşmam. Konuştuğumda da saçma sapan konuşurum :) İçimden geçeni söyleyemem yani...

Üşümekten nefret ederim.  Yine de mevsimlerden en çok kışı severim.. 

Kıskançlıkta kendimi aşabilirim. Sevdiğim insanı kimseyle paylaşamam. Paylaşmak zorunda kalırsam da sevdiğim insandan vazgeçerim :)

Çok kinciyimdir. Yapılan iyiliği de kötülüğü de unutmam!

"Hayır" deme özürlüyüm! 


Yalnız kalmayı, müzik dinlemeyi, film izlemeyi ve bulmaca çözmeyi çok severim...

Kelimeleri uzata uzata konuşanlardan, yapmacık insanlardan ve  en çok da yalancılardan nefret ederim. 

Ne çok anlattım kendimi yeter bu kadar  di mi :))
 Sahi siz kimsiniz ?


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...