19 Temmuz 2013 Cuma

HER ŞEY SEVGİYLE BAŞLAR....

Hayata devam edebilmenin tek yolu sevgiyle başlıyor.
Önce kendini sevmeli insan her şeyden önce....
Söylemek kolay gelse de o kadar da kolay birşey değil bu....
En azından benim için öyle...


Bazı olayların üstesinden gelmek için kendimle barışık olmak zorunda olduğumun
 farkında olsam da hiç bir zaman ne kendimle ne de diğer insanlarla barışık değilim...
Ve bu yüzden de en dibe batmadan ne duruma düştüğümü fark edemiyorum...
 Her zaman kendimden ve insanlardan nefret ederken buluyorum kendimi...
Sonra bir fark ediyorum en dibe batmışım bile peki yüzeye çıkmak için ne yapmalı?


Aslında bilsem de bunun cevabını kabullenip dünyayla barışık olmaktansa
yüzeye çıkana kadar kendimi kandırıyorum..
Ve yine aynı şeyler ömrüm boyunca tekrar etti...
 Mutluluğun ne olduğunu yıllardır anlamakta direniyorum;
çünkü artık beni hiç bir şey mutlu etmiyor bir parçam yok gibi...
Ve ben o parçamı çok özlüyorum....


Kendimden nefret ediyorum çünkü işe yaramaz,hiç bir şey beceremeyen
 becerse bile başarısını mahfeden bir insanım ben...
Bu benim için dayanılmaz bir hal aldı artık yine çıkmaza girdim ve artık dayanamıyorum.
Ben daha 20 yaşındayım ve bunları söylemek benim için çoook erken...

Neden yaşıtlarım gibi gezip eğlenemedim hiç?
Yaşadıklarımı hak edecek ne yaptım ben?
Dayanamıyorum artık ve keşke her şey yoluna girse...
Ama ben onu da mahvetmenin bir yolunu bulurum...

24 Mayıs 2013 Cuma

İYİLEŞMEK İSTER İNSAN TABİ KABULLENEBİLİRSEN...

Zaman geçtikçe daha da kontrolden çıktım....
Hiç bir şeyi görmez oldu gözüm bu arada insanlar hep beni suçluyorlardı...
Elimde olmadığını bilmeden...
Herkes bile bile bunu yaptığımı sanıyordu...
Aynada kendimin 2 katı halini gördüğümü düşündüğüm için devam ediyordum..


 Karakterimde de olan inatlık hastalığımla daha da ön plana çıkmıştı...
Şimdi düşünüyorum da yine olsa yine aynı şeyleri yapardım...
Sonuçta bu benim hayatım ve buna kimsenin karışmaya hakkı yok..
Ve hala affedemediğim o kadar çok insan var ki....



Benim iyiliğimi isterlerken daha kötü olmamın sebebiydi belki de...
Suçlayacak birini aramak değil bu şu an ne yaşıyorsam benim yüzümden bunun farkındayım...
 Zaten bir daha da eski neşeli halimi göremedim.
 Çünkü hastalığımla beraber beni mutlu eden bütün kavramları yitirdim...
Duygusuz , mutsuz ve devamlı huzursuz bir insan haline geldim...


Yıllar geçtikçe daha da kötüleştim ta ki 25 kilo olana kadar...
O dönemde zor anlar yaşadığım için zaten tartılmak aklıma bile gelmiyordu...
Ama psikoloğuma 1 ayda 1 kilo alacağıma söz verdiğim için
gitmeden birkaç gün önce tartıldığımda şok geçirmiştim.
 Çünkü en son tartıldığımda 32 kiloydum önce inanamadım birkaç kez daha tartıldım
ama değişen hiçbir şey değişmedi tabi..



İlk kez korkmuştum ama yine de kilo almak gibi bir niyetim yoktu...
 Psikoloğa gittiğimde artık hastaneye kaldırılmam gerektiğini söyledi...
 Ama ben kabul etmedim tabi ki..
Annemle konuştuğunda herşey kesinleşmişti...
Bilmiyorlardı ki Türkiye'de sadece anorexia hastalarının bulunduğu bir hastane yok  ve bana
 psikolojik yardıma ihtiyacı olan insanlarla aynı bölümde bakacaklarını...



Gideceğim zaman anneme sadece tek bir cümle söyledim
'' eğer beni hastaneye yatırırsan ömrüm boyunca seni affetmem ve ordan çıktığımda beni unut'' dedim...
 Pek umursamadı; çünkü sadece tek düşündüğü şey bir anne olarak benim iyileşmemdi...
Amcamlarla Adana'ya yatırmaya karar verdiler...
31 mayısta götüreceklerdi beni..
Ama bir şeyi unutuyorlardı ben iyileşmek istemiyordum ki....

10 Mayıs 2013 Cuma

YİNE MUTSUZ YİNE SESSİZ VE KİMSESİZİM BUGÜNLERDE....

Hayatıma anlam veren tüm olgularımı hastalığımla bir bir kaybetmeye başlamıştım...
Beni mutlu eden ne varsa anlamını yitirdi zamanla...
Hiç bir şeyden mutlu olmayan bir insan haline geldim...
Artık hastalık beni ele geçirmeyi başarmıştı...
 Beynimin içinde beni kontrol eden başka bir ben var gibiydi...


 Hayat benim için sadece kilo vermekten başka bir anlam taşımıyordu artık...
 Kilo verdikçe daha çok vermek istiyordum ve almaktan da bir o kadar korkuyordum...
Psikolog ve diyetisyen görüşmeleriminse hiç bir faydası olmuyordu;
çünkü hasta olduğuma inanmıyordum...


Başka anorexialı bir gencin haberlerini okuduğumda
 ''kilo almak istiyorum ama bana kilo almışsın dediklerinde mutsuz oluyorum ağlıyorum'' kelimeleri çok saçma gelmişti ve kendimi hasta olmadığıma ikna etmiştim....
 Benim o hale gelmemse 1 ayı geçmedi.
Ve bana ''bu kez iyi gördüm seni'' dediklerinde direk aklımda kilo mu aldım(?) gibi düşünceler oluşuyor
sinirden ağlamaya başlıyordum...
Yemek yemek benim için ölüm gibiydi ve herkesin bana devamlı yemek ye demesi....
Herkesten nefret eder olmuştum...


Beni sadece kilo aldırmaktan başka dertlerinin olmadığını düşünüyordum...
En çok da psikologla terapiler beni mahvediyordu...
Kimsenin beni anlamadığını düşünüyordum aylarca su içmediğim zamanlar oldu...
 Sebebiyse göbeğim çıkar düşüncesi yüzündendi....
Vücudumda su kalmayınca bayılmalarımda beraberinde geldi
 Genelde ablam görüyordu ve bana kızsa da beni kaldırıp yardımcı oluyordu...


En son bayılışımı annem gördüğündeyse beni hemen hastaneye götürdü  ve bana sara teşhisi konuldu...
 Fakat yanlış teşhisti su içmediğimde beyin sıvım azaldığı için bu tür baygınlıkların
normal olduğunu başka bir doktordan öğrendim...
Giderek kilo veriyordum ama bu beni tatmin etmiyordu...
Sanki hayat hep berbat bir yerden ibaretti benim için mutlu olmaksa bir o kadar anlamsız...
Bugünlerde de yine öyleyim sanki mutsuz, sessiz ve kimsesiz......
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...